19 Mayıs 2019 Pazar

Asi Gezegen Tyrran

0 yorum
Asimov'un Galaksi İmparatorluğu Serisi kitabı. Robot serisiden ayrı bir yapı sunuyor. Olaylar her ne kadar galaksinin köşelerinde gerçekleşse de insanlığın hep aynı yönde gerilediğinin göstergesidir. Şu güzel 19 Mayıs'a bu kitabın denk gelmesi de ayrı güzel oldu.

Farrill Arz'da eğitiminin sonuna gelmiş birisidir. Bir gece yarasını vizifondan gelen sesle uyanır. Bir kumpasın içinde olduğu ve canına kastedildiğini çok geçmeden anlar. Babası Widemos Ranger'idir ve bu olayların babasıyla bağlantılı olduğunu söyleyen de arkadaşı Jonti'dir Arz'dan kaçması konusunda da yardımcı olacaktır.

İşte olaylar böyle başlar.

Bu güzel, güneşli 19 Mayıs'ta, bağımsızlık ateşinin 100. yaşında sürpriz kaçıran içerikle ilerleyeceğim.

Tyrran galaksiyi egemenliği altında tutmaktadır. Bunu da alışılagelmiş savaş taktiklerini değiştirerek başarmış insanlığa kendilerini kabul ettirmiştir. Korku tohumlarını da ekmiş zamanla herkes bunu kabullenmiştir.

Ancak bunu kabullenmeyenler de vardır. Tyrran her yerde bu grupları bulup sahneden indirmekle uğraşmaktadır. Yukarıdakilerin her zaman aşağıya düşme korkusu vardır. Haliyle Widemos Ranger'i peşindedir.

Asimov'un kurduğu evren aslında bizden hiç uzakta değil, tam dibimizdedir. Aktörler kah gezegenlerdir kah insanlar kah ülkeler kah organizasyonlar... Aktörlerin isimleri değişir ancak hedefler hep benzerdir. Gücü elinde tutmak isteyen bir güç, muhalif görünerek gücü eline geçirmeye çalışan bir başka akım, güce tapanlar, gücün insanın kendisinde olduğuna inananlar... Akımlar değişir, bu akımların aktörleri de hep sahnede yer alır.

Tyrran egemenliğinden kurtulmak isteyenler gizli bir şekilde çalışır hatta bunların saklandığı bir gezegenin varlığından şüphe duyulmaya başlanır. Bu gezegen fellik fellik aranır.

İnsan hiç masum değildir. Bundandır ki tarih tekerrürden ibaret hale gelmiştir. Gelecek aslında geçmiştir ve bu yüzden geçmiş hep unutturulur. O yüzdendir ki Galaksi İmparatorlukları'nda insanlığın Arz'dan galaksiye yayıldığı sadece bir efsane haline getirilmiştir ve insanlar buna inanmaz. Bunda şaşırılacak hiçbir şey yok! Yüzümüzüş şu andaki zamanımıza 2019 yılının Mayıs ayının 19. gününe çevirelim. Buraya gelinceye kadarki olaylar akışını inceleyelim.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1919 yılında attığı ilk adımdan bu yüzyıllık zamana bakalım ve unuttuklarımıza bakalım. İşte bu çok daha şaşırtıcıdır. Bu kadar kısa sürede nereden geldiğimizi ve yönümüzün ne olduğunu unutup şaşkın şaşkın ortalıkta gezer olduk. Dünya'nın bizlere değil insanlığın geleceğine ait olduğunu unuttuk. Haliyle yurdumuza sahip çıkarken ödediğimiz bedelleri unuttuk. Kula kulluk eder hale geldik yine.

Unutmamak için yazı keşfedildi. Kalemin kılıçtan keskin olduğu defalarca ispatlandı. Yazdıklarından dolayı yazarlar öldürüldü bu dünyada.

Bu unutkanlık halinde küçük uyanışlar, küçük patlamalar muhteşem sonuçlar yaratmıyor ancak iyiye doğru biraz daha yaklaşıyoruz. Lakin Asimov'un distopyalarında bu iyileşmenin yüzbinlerce yıl alacağını görüyoruz. Öyle ki insanlık iyiye ulaşacak ve işte o zaman evrenin sonu gelecek sanırım. Ne olursa olsun sevgi kazanacak.

Umudun tükendiği anlarda Farrill umut buldu. Her şeyin çok güzel olacağına inandı.

19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk bağımsızlık ateşiyle, korkusuzca her şeyin güzel olacağını bilerek, milletle yola çıktı. Unutmuyoruz bağımsızlığı!

10 Nisan 2019 Çarşamba

Robot Öyküleri Antolojisi

0 yorum
Asimov'un eseri. Robot serisi içerisine katmadım. Asimov bu kitabında robotlar olan alakasını aktarmış. Bu ilgi ve alakasını aktarması arasında hikayelerine de yer veriyor.

Kitaba başladığımda Asimov'un önsöz yazdığını sanmıştım, ancak devamı da gelince kitabın dizilimin böyle olduğunu gördüm.

Asimov robot ile nasıl tanıştığını anlatarak kitaba başlıyor. Öykülerinin ardındaki kendi hikayelerini de anlatıyor.

İçerisindeki öyküler:
Robot Al-76 Başıboş Kalıyor
İstem Dışı Zafer
Birinci Yasa
Bir Araya Gelelim
Memnuniyetiniz Garantilidir
Risk
Lenny
Bakış Açısı

Birbiri ardına gelen öykülerin arasındaki ilişki Asimov'un düşünce yapısını da aktarıyor. Haliyle robot gelişimi ve öykülerin gelişimini de gösteriyor.

Kitabın yeni basımı maalesef mevcut değil.
Nadirkitap.com

9 Nisan 2019 Salı

Üç Cisim Problemi

0 yorum
Uzaklardan gelen bir bilim-kurgu kitabı. Adıyla dikkatimi çekti. Cixin Liu ile de bu kitap sayesinde tanıştım.

Oraların esintilerinden çok bir Batı polisiyesi okuyormuş havasında ilerleyen bir kitap. Ancak isimler ile karakterleri eşleştirmekte zorlandım. Çok fazla karakter olmaması okumamı kolaylaştırdı diyebilirim.

Hiçliğin ortasında bir kütle düşünün. Kendi halinde... Adına birinci diyelim. Yanına daha küçük bir kütle koyalım ve adına ikinci diyelim. Güneş ya da Dünya da olabilirdi isimleri. Ahenkle dans ediyorlar. Yanlarına Birinci'yle aynı boyutta bir kütle daha koyalım ve adı Üçüncü olsun. Nasıl bir dans olur?

Bilimadamları intihar etmeye başlamıştır. Bu biliminsanlarınin bir ortak noktası var, bir oluşumun içerisinde fikir sohbetleri gerçekleşmektedir. Bu oluşumun oynadığı da bir sanal gerçeklik oyunu vardır adı da tahmin edilebilir haliyle.

Hikaye iki koldan birlikte ilerliyor. Olayların geçmişini anlatırken diğer kol da olayların mevcutta ilerleyişidir. Haliyle bu iki kol hikayenin sonunda birbirine örtüşür ve gizemin sisleri dağılır. Bu anlatım şeklinde sanki çok uzun bir hikayeye giriş kısmı varmış gibi hissettiriyor. Haliyle isimlere de alışma süresi olduğu için bu giriş uzun oluyor hissiyatından kurtulmak kitabın sonuna yaklaşıldığında oluyor. Bu hissiyata eş olarak kitabı elinizden bıraktığınızda sonrasının merakı ile giriş kısmının çoktan geride kaldığı fark ediliyor.
"Çin'de cüret edip uğruna mücadele verdiğin her fikir yerin dibine batmaya mahkumdur." (Sayfa 13)
Ne kadar uzaklarda bir ülke gibi görünse de ülkenin ismini değiştirerek yerine Türkiye çok ilginç bir hale getiriyor cümleyi. Hele ki bolca saydığımız bu günlerde...
"İnsanlık ve kötülük arasındaki ilişkinin, okyanus ve üstünde yüzen buzdağı arasındaki ilişkiyle aynı olması mümkün müydü? Okyanus ve buzdağı, her ikisi de aynı maddeden oluşuyor." (Sayfa 24)
Buna rağmen medeniyet nasıl ilerlemiştir?

Buradan sonra kitap içerisinden çok fazla merak kaçıran bilgi gelecektir. Kitabı okumamışlar için tat kaçırabilir.

Oluşum içinde yer alan insanlar kötü müdür? Yahut kötülükle aynı maddeden gelmişlerdir? Kitap bilimkurgu temelinde iyi ile kötüyü veya vatansever ile haini ele alıyor. İnsanın kendisini, yapıldığı maddeyi kurcalıyor. Esas karekterin de nanomalzemeci olması ayrıca bir tat katmış buna. İnsanın umut ile dolu olması belki de medeniyetin bu kadar ilerlemesine neden olmuştur. İyiye olan özlem veya umut denebilir belki de. Bu iyi için yapılanlar kötülerden alınan öc müdür ya da iyi için yapılanlar mıdır? Cixin Liu bunları sormuyor. Sadece anlatıyor. Cevap vermek için 400 Dünya Yılı kadar bir zamanınız var.
"Dünya Trisolaris Hareketi'nin en şaşırtıcı yönü pek çok kişinin, insna uygarlığına olan bütün umutlarını terk etmiş, kendi türüne ihanet etmeye hevesli hale gelmiş olmasıydı."(sayfa 305)
 Bu makro durumda da mikro durumda da ele alınabilir. Burada sadece "yine" bencilce bir düşünce yahut kelimeyle yalnız insan ele alınmış. Dış akıllı varlıklar sadece "insanı" mı yok edecek yoksa tüm canlı cansız ekosistemi mi? "Kendi türü"nün ne olduğuna iyice kavramak lazım.

"Kendi türü"nü biraz daha özele indirelim. İnsandan yahut milletten yahut hemşehrilikten yahut komşuluktan yahut aileden yahut kendinden... İnsanın kendisi türünün temelidir çıkarımına ulaşabiliriz. Türümüz nedir ve türümüze karşı umudumuzu yitirmemiz ne anlama gelir?
Tek kollu kadın "Geçenlerde Maple adında bir film çıkmıştı. İzledin mi bilmiyorum. Filmin sonunda iç savaşlarda ölen bir Kızıl Muhafız'ın mezarı önünde bir yetişkin ve bir çocuk duruyordu. Çocuk yetişkin adama 'onlar kahraman mı' diye soruyor yetişkin 'hayır' diyordu. Çocuk 'peki düşmna mı?' diye soruyor, yetişkin yine 'hayır' diye cevap veriyordu. Bu sefer çocuk 'peki kim bunlar?' diye sorunca yetişkin adam 'geçmiş' demişti. (sayfa 291)
Kitap Zeynep Özmeral  çevirisiyle ilk baskısını Kasım 2015 yılında gerçekleştirmiş.

Kitap:
İthaki Yayınları
İdefix.com
Kitapyurdu.com

31 Mart 2019 Pazar

Kurtarıcı

0 yorum
Asimov'un Robot serisindeki bir diğer kitabı. Bu kitabı İngiltere yolcuğunda bitireceğimi hiç düşünmemiştim. Pek de plansız gerçekleşen bir iş seyahati esnasında kitap tüm gerginliğime eşlik etti.

Robot Serisi:
Ben Robot
Çelik Mağaralar
Güneşin Tanrıları
Robotların Şafağı
Kurtarıcı

Kurtarıcı'da Elijah Baley ölmüştür. Fastolfe da ölmüştür.Elijah'ın hayalleri gerçekleşmiş; Arzlılar gezegenlere açılmışlardır, Göçmen olmuşlardır. Ancak Gladia hala hayattadır. Baley'nin alt ettiği de Auroralı-Kelden Amadiro- hayattadır. Kini sönmemiş bir şekilde yaşamaya devam etmektedir. Yanında Fastolfe'un kızının yanı sıra Gladia'nın da torunu Levular Mandamus da çalışmaya başlamıştır. Planları ise tamamen Arz'ın bitirmek üzerinedir.

Gladia'nın gezegeni Solaria'da ise kimse kalmamıştır. Oraya giden iki gemi ise parçalanmış, gezegene inen insanlardan da bir daha haber alınamamıştır. Daneel Giskard Baley yönetiminde bir gemi daha Solaria'ya ziyaret düzenlemek üzere hazırlanmıştır. Kaptan Baley yanlarına Gladia'yı da almak istemektedir. Kaptan Baley, Elijah'ın torunlarındandır. Gladia kendisine Fastolfe'tan miras kalan Daneel ve Giskard'ı da yanına alarak yola çıkar. Giskard'ın güçleri henüz hala kimse tarafından bilinmemektedir. Ancak Giskard durumu Daneel'e açıklamıştır.

Amadiro'nun kini ve Mandamus'un planları Arz'ın sonunu getirecektir. Daneel ise Giskard bir krizin yaklaştığını bilmektedir ancak bunun ne şekilde; nereden geleceğini bilmemektedir.

Asimov dünya içerisine dünya gizlemiş. Uzaycılar, Arzlılar, Göçmenler hangi topluluktan olursa olsun, aralarında milyarlarca ışık yılı uzaklık olsun, insan insanlığını gösteriyor. Giskard'ın insanlığın bağlı olduğu kuralları matametiksel bir gerçeklikle ortaya koyamasa da seziyor. Haliyle biz de seziyoruz. Bizi bizden iyi kim bilir?

Kitap bittiğinde kitabın bittiğini bir kaç dakika algılayamadım. Sanki biraz daha sayfa olması gerekiyormuş gibi kitaba bakıp durdum.Haliyle Asimov'un külliyatını biraz daha deşmem gerekecek.

22 Mart 2019 Cuma

Robotların Şafağı

0 yorum
Türkiye'de Robot serisi altında bulduğum bir başka kitap. Asimov'un kurduğu temiz nedensellik algoritmasının ardına saklanmış küçük sürprizler ile birlikte tadından yenmez bir başyapıt serisi çıkıyor.

Robot Serisi:
Ben Robot
Çelik Mağaralar
Güneşin Tanrıları
Robotların Şafağı
Kurtarıcı

Bir robot bir insanın dostu olabilir mi? Minvalde koşan Elijah Baley'nin değişimini de okuyoruz bir yandan da. Arz'ın çelik rahminden özgürlüğün gelişinin çark seslerini duyuyoruz. Dost kelimesini Türk Dil Kurumu aşağıdaki şekillerde açıklıyor:
1. isim Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı
"Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın" - Âşık Veysel
2. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo
"Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı." - H. R. Gürpınar
3. Sahibine sevgi gösteren hayvan
"Köpek insan dostudur."
4. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse
"Kitap dostu."
5. sıfat İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan
"Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar." - T. Buğra
Bu açıklamalar ışığında ve bir robotun hareket edebilen bir eşya olduğunu da göz önünde bulundurursak masa ile yahut armut koltukla bir insan arasında ne kadar dostluk olursa bir robotla bir insan arasında da o kadar dostluk olabiliyor. Ancak robot insana dostluk etsin diye tasarlanmış olabilir. Robot aslında işini yapıyor. Hissettiği için yapmıyor.

Robotların yapabileceklerinin bir sınırı var mıdır? Örneğin bir robotun çizdiği resim sanat mıdır yahut yazdığı bir öykü sanat mıdır? Tanımlamalar insanları kısıtlayan kıstaslar haline dönüşüyor. Robotlar kendi parmakizlerine -seri numaralarına- has pozitronik beyinlere sahipler. O halde her biri bir eşsiz birey durumuna dönüşüyor. Bu da onların yaptıklarının kabul edilmemesinin etnik köken ayrımcılığına doğru uzanan yolun başını oluşturuyor...

Asimov tanımlamaları yeniden yapıyor!

Aurora'da bir cinayet işlenmiştir. Ölen ise aslında hiç yaşamamıştır. Robot Jander'ın beyni durmuştur. Dr. Fastolfe'un robotudur ve Dr. Falstofe'tan şüphelenmektedirler. Bu da Arz ile Aurora arasındaki gerilimi tırmandırmıştır. Baley ya olayı çözecektir ya da gözden düşeektir... Zor bir görev Baley'nin Aurora'ya gitmesi için bahanedir. Uzayın yeni şafağı Arz'dan mı sökecek Aurora'dan mı...

10 Mart 2019 Pazar

Güneşin Tanrıları

0 yorum
Asimov'un robot serisinden bir kitap daha. Araştırdıkça altında başka kitaplar da çıkacak. Lakin bunların Türkçe baskısı var mıdır daha o kısmını araştırmaya zaman bulamadım.

Robot Serisi:
Ben Robot
Çelik Mağaralar
Güneşin Tanrıları
Robotların Şafağı
Kurtarıcı

Güneşin Tanrıları'nda Elijah Baley Solaria adlı bir gezegenden davet edilmiştir ve orada işlenen bir cinayeti çözecektir. Elijah Baley orada Auroralı R. Daneel Olivaw'ın onu karşılayacağını bilmeden yola çıkar.

Solaria, Nexonlular tarafından yazlık olarak kullanılan bir gezegen durumundan evrilerek insanların tek tek büyük malikanelerde yaşadığı bir gezegen halini almıştır. 20 bin nüfusa sahiptir. Kişibaşı 10bin robot düşmektedir. Yani toplam nüfus yaklaşık 200 milyondur. Bu kitapta Asimov kişilerin etrafındaki fiziki veya hayali duvarlara vurgu yapmaktaktadır. Keza Solarialı sosyolog da buna dikkat çekmiş ve Arz ile Solaria'nın birbirine ne kadar benzediğini ifade etmiştir.

Haliyle duvarların yıkılması yahut gözyüzünün varlığı 'özgürlük'tür yargısına ulaşılmıştır.

Solaria'da insanlar birbirlerini görmezler, sadece görüntülerini görürler. Bu yüzden 3 boyutlu iletişim teknolojileri çok gelişmiştir. Asimov'un burada Eflatun göndermesi de ayrıca hoşuma gitmiştir. Görülen idealin sasdece bir gölgesi, yansıması veya görüntüsü ise ideali gerçekten görmüş olur muyuz? Asimov bunu temel bir toplum sınırına indirerek sorguluyor. Görüşme esnasında çıplak olan bir insan gerçekten müstehçen bir konumda mıdır yoksa görülen sadece görüntünün kendisi olduğu için gizlenecek bir şey yok mudur? Haliyle burada insanların güdülerine de bir çağrı mevcuttur.

Rikaine Delmarre bir embriyo, fetüs haliyle çocuk mühendisidir. İnsanların temasını geçtim, doğrudan doğruya birbirilerini görmeleri Solarialılar için tiksinti uyandırıcı hatta müstehçen bir şey iken Rikaine Delmarre gerçekten nasırlaşmış bir göz ve kalp ile bu işi yapmaktadır. Ancak öldürülmüştür. Neden öldürüldüğüne dair bir sonuca ulaşılamamıştır. Tek şüpheli ise eşidir. Ancak cinayet silahı da bulunamamıştır.

3 Mart 2019 Pazar

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

0 yorum
Uzun öykü ile roman arasında bir yerlerde. Bir beye yazılmış bir mektuptu bu. Bay R.ye mi acaba? Bir kadın ne kadar aşık olabilir ve bu aşkı için ne kadar sabredebilir? Bir kadın aşkı için neleri göze alır? Asıl soru bir kadın için aşk ne demektir?

Stefan Zweig bir arayışı, bir bekleyişi, gerçek olmayacak bir umudun sadece varlığını anlatıyor.

Bir kadın ne kadar bilinmez onu anlatıyor.

Yeni bir beyfendi apartmana taşınır. Taşınma zamanı daha genç bir kız olan bilinmez kadın bu beyfendiye aşık olur. Beyfendinin gece geç saatte evine getirdiği kızları, konuşmaları duyar, görür...

Ancak beyfendinin ondan hiç haberi yoktur... Olmayacaktır da... Ta ki o elim duruma kadar... Peki bu aşk mıdır?

Erişilmezin varlığını Stefan Zweig'tan daha iyi kim anlatabilirdi ki? Erişilmezin neden erişilmez olduğunu yine ondan daha iyi kim gösterebilirdi?

Bendeki kitap İş Bankası'ndan Ahmet Cemal çevirisiyle Ocak 2019 tarihli 21. baskısı.

Çelik Mağralar

0 yorum
Isaac Asimov eseri. Yeni basksısı piyasada yok. Yazıldığı dönem ile okuduğum şu dönem arasındaki farka baktığımda hem yazının önemi hem de bilim-kurgunun gelecekle ilgili fikirleri ortaya atmasının gücünün yadsınamadığını gördüm.1950'lilerde ilk baskısını yapmış yaklaşık otuz yıl sonra Türkçe de basılmış bir kitabı ilk baskısından yarımyüzyıldan fazla bir zaman sonra ben okudum.

Tabi ki daha Robotik El Kitabı'nın 56. baskı yılına ulaşamadık ancak Ben Robot'ta anlatılan gelişimin başlangıç dönemindeyiz. Asimov sanki bana Einstein Paradoks'u yaşatıyor.

Elijah Baley 5. Seviye bir polistir. Uzaycılar tarafında bir cinayet işlenmiştir ve Elijah Baley bunu çözmek için Julius Enderby tarafından görevlendirilmiştir. Ancak yanına bir de Uzaycılar tarafından R. Daneel Olivaw da görevlendirilmiştir.

Arzlılar robotları pek de seven bir toplum sayılamazlar ve etrafı tamamen kapatılmış şehirlerin içinde yaşamaktadırlar ve bu durum onları güvenli hissettirmektedir. Ancak nüfus çok fazla artmıştır.

Kitabın harika yanlarından biri robotların bir tarafta bir im olması ve diğer tarafta birer gerçeklik olması.

Bu iki konunun harmanlanması bilimsel dengelerle birlikte felsefi bir dizilim izlemesinin yanında Baley'nin piposu çok tanıdık bir simaya işaret ediyor.

Sherlock Holmes ve bilim-kurgunun bir araya gelmiş halini Asimov bir arada sunuyor. Diğer yandan da toplumu ele alıyor. Bir Arzlı vatandaş "ben olsaydım onları (robotları) parçalardım" diyor ancak. Bunun o kadar sahte bir gerçeklik belki de riyakarlık yahut ikiyüzlülük olarak adlandırabilirim. Çünkü patron her zaman kar elde etmek ister. Kar elde etmek için maliyet düşürmek gerekli. En önemli iki maliyet kalemi hammedde ve işçilik. İşçilik maliyetlerinin düşürülmesi ile birlikte kar haliyetle artıyor. Haliyle herkes kendi ekonomisinin patronu olduğunu da göz ardı etmemek lazım. Robotlar rakip durumunda olduğundan dolayı parçalama isteği Arzlılarda oluşuyor.

Bu kadar çok insan nüfusuyla birlikte bu kadar kolay robot üretilebilirken, nüfusun ve doğal kaynakların da dengeli kullanılması gerekmektedir. Aynı zamanda soyun da sürdürülmesi gerekmektedir. O halde doğan çocuklardan hangilerinin yaşayacağına ya da daha doğmadan hangilerinin Arz'a geleceğine karar verme yetkisi kimde olacak?

Geleceğin getirileriyle birlikte bozulmalarını da bu şekilde gözler önüne sermiştir Asimov. Ancak göz ardı ettiği yahut ideal olarak ortaya koyduğu düzendir. Suç çok azalmıştır. Tabi bir yandan da suç nedir tanımlamalarına başlamamız gerekmektedir.

Robot Serisi:
Ben Robot
Çelik Mağaralar
Güneşin Tanrıları
Robotların Şafağı
Kurtarıcı

Asimov evren içinde evren yaratmıştır.

10 Şubat 2019 Pazar

Ben Robot

0 yorum
Isaac Asimov kitabı. Yapay Zeka'yı iyice dillendirdiğimiz şu zamanlara Isaac Asimov 1950'li yıllarda gelişim tarihi ile birlikte görmüştü.

Kitap okuması çok keyifli bir kurguya sahip. Dr. Susan Calvin'in robotlar üzerine anılarını anlatması temeline dayanıyor. Bir zaman sonra bu anıların tarihi bir sırada olduğunu ve bu noktaların mihenk taşı olduğu anlaşılıyor.

Üç Robot Yasası'nı duymayan kalmamıştır:
1) Bir robot, bir insana zarar veremez ya da hareketsiz kalarak bir insanın zarar görmesine neden olamaz.
2) Bir robot, insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır. Ancak bu emirler Birinci Yasa'yla çeliştiği zaman durum değişir.
3) Bir robot, Birinci ve İkinci Yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.
Robotik El Kitabı 56. Baskı. M.S. 2158

Bu kuralları okuyunca benim gözüme çarpan kuralların 56. baskıdan alınmış olması oldu. 56. baskıya kadar neler olmuştu? Kitabı bitirdiğimde bu sorunun cevabına ulaşırım demiştim ancak bununla ilgili bir bilgi yoktu. Tabi ki bundan sonrasını araştırmam gerekiyordu.

Haliyle bir şey farkettim. Ben Robot, bir evrenin başlangıcıydı yahut bir evrenin gelişiminin özetiydi. Bu evrene ait diğer kitapları toparlamam gerek. Bunun için de daha derin bir araştırma gerekiyor hissindeyim. Belli ki Asimov evreni ve bu evrenin felsefesini anlatmaya çalışmış. Haliyle ortaya çıkan eserleri tasnif edenler müritleri olmuş gibi duruyor. Bilgiler farklı ve süzülmeye ihtiyaç duyuyor. Kimileri Robot serisinin bu kitapla başladığını söylüyor, kimileri bu kitabı seriye bile dahil etmiyor. Tasnifleri gerçekleştirme işini kendime bırakıyorum. Daha sonrasında bu tasnif farklılıkların neden kaynaklandığına da kurcalayacağım.

Hikayeler:
Robbie
Köşekapmaca
Mantık
Şu Tavşanı Tut
Tony
Yalancı
Küçük Kayıp Robot
Kaçış
Kanıt

Kitap robot Robbie'nin öyküsüyle başlıyor. Robbie konuşamayan dadı bir robot. Küçük kızla oyun oynamalarında bir sahtelik gözükmüyor ancak mahalle baskısı da bir yandan artıyor. Hikayede bir çocuğun oyun arkadaşına saf bağlılığını görüyoruz. Robbie'nin bağlılığı ise kodlanmış bir bağlılık.

Köşekapmaca'da Gregory Powell ile birlikte Mike Donovan'la tanışıyoruz. Bu ikili daha sonra da karşımıza çıkacak olan robot uzmanları. Bu görevlerinde onlara eşlik eden
robot Hızlı'ydı. Gönderildiği görevinden çoktan geri gelmesi gerekiyordu ancak dönmemişti ve uzmanlar Hızlı'nın bir döngü içinde olduğunu tespit ettiler. Bu döngünün neden oluştuğunu çözme yöntemleri ile birlikte sorunun oluşmasının temelinde Üç Robot Yasası yatmaktadır. Asimov'un yarattığı evren tamamen bir mantık düzenine sahip. Makineler harika ancak insanların beşeri hallerinden doğan algoritmik düzensilik ve sezgisel iletişim makinelerin bozuk çalışmasına neden oluyor.

Mantık'ta yine Powell ve Donovan bir başka görevde buluyoruz. Bu görevde Şirin onlara eşlik ediyor. Ancak Şirin çok meraklı ve varlık felsefesi üzerine soruları var. Böylece belki de bir robot dini inanışıyla karşılaşıyoruz. Şirin'in kurduuğu mantık ve insanların kurduğu mantığın aynı olmasının robotları insanların inşa etmesine bağlamamak elde değil.

Powell ve Donovan bu sefer Dave ile çalışmaktadırlar. Dave çoklu robot çalışmasının bir sonucuydu. Dave beyin robottu ve kendisine bağlı başka robotlarla bir bütündü. Robotları yönlendiren bir robot ve robotların her biri fiziksel olarak birbirinden ayrı... Dave kendisine bağlı robotları asker olarak yetiştiriyor olabilir mi?

Tony ev robotu olarak tasarlanmış bir robot. Ancak ev sahibesiyle çok fazla yakınlaşmıştır. Tony tasarlandığı şekilde mi davranmıştır yoksa robotta hisler mi vuku bulmuştur? Daha da güzel olan bir insan bir robota aşık olabilir mi?

Yalancı öyküsünde Herbie adlı robotun öyküsünü okuyoruz. Herbie insanların zihninden geçenleri okuyabilmektedir. Bu beklenmedik özellik ilginç sonuçlara neden olacaktır.

Küçük Kayıp Robot'un adı Nestor'dur. Bu robotun birinci yasası biraz değiştirilmiştir. Bu robot diğer robotlardan bu sebeple farklı ve özel üretilmiştir. Bu bilgi de çok gizli tutulmuştur. Ancak bu tehlikeli robot kayıptır.

Kaçış öyküsünde Beyin ile tanışıyoruz. Beyin problem çözme üzerine kurulu bir robottur. Rakip firmanın robotu bozulmuştur ve bu firmadan yardım istemiştir. Soru galaksiler arası yolculuğa dairdir. Ancak işler Donovan ve Powell için soru çözümü kadar basit olmayacaktır. Bir taraftan da Dr. Calvin Beyin'den cevap almaya çalışmaktadır.

Bir belediye başkanı adayıdır Stephen Byerley. Ancak bir politikacı adayın robot olduğunu iddia etmektedir. Kanıt ise onun hiç yemek yerken görülmediğidir. Byerley'in robot olup olmadığının incelenmesi için Dr Calvin'den inceleme istenir. Byerley gerçekten robot mudur yoksa değil midir? Birisi kendisinin robot olmadığını ispatlaması beklenmektedir -belki de soru şu şekilde olmalı: birisi kendisinin insan olduğunu nasıl ispatlar?

Asimov bilim-kurguyla birlikte muhteşem bir felsefe ve polisiye eseri ortaya koymuş. Okumaya başladığınızda kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Kitap bir başucu eseri niteliğinde, tekrar tekrar okuyup Üç Robot Yasası temelinde insan olmayı sorgulatıyor.

Robot Serisi:
Ben Robot
Çelik Mağaralar
Güneşin Tanrıları
Robotların Şafağı
Kurtarıcı

Bendeki kitap Altın Kitaplar'dan Gönül Suveren çevirisiyle. Tabi ki baskısı mevcut değil, sahafları gezmekte fayda var:

Nadirkitap.com

8 Şubat 2019 Cuma

Veronika Ölmek İstiyor

0 yorum
Paulo Coelho kitabi. Veronika ölmeye karar verir ve bahenesi bir dergide Slovenya'nın neresi olduğu bilinmemesidir. İntihar mektubunde buna işaret eden yazılar yazar. Ancak kimse inanmamıştır. Veronika'nın neden ölmek istediği ise bir muallak iken başkalarına yaşama amacı vermeye başlar.

Veronika intihar girişiminde başarısız olur ve gözünü bir hastanede açar. Bu hastanenin bölgedeki meşhur akıl hastanesi olduğunu anlaması da çok uzun sürmez.

Paulo Coelho normal yaşam ile anormal yaşam arasındaki çizgiyi hastane bağlamında açıklamış. Herkes deliyse akıllılık deliliktir kültüne dayanmış. Belki de klişeleşmiş diyebileceğim deli kimdir akıllı kimdir tartışmasını kendi üslubuyla kurcalamış. Okuması keyifli bir kitap haline dönüştürmüş. Akıllılık delilik arasındaki çizgiye bir de birliktelik ve yalnızlık çerçevelerini ekleyerek romantik diyebileceğim bir kitap ortaya koymuş.

Doktor Igor karakteriyse Veronika'nın hayatını yönlendirmektedir. Doktor Igor'la birlikte Paulo Coelho bir konuya daha değinmiş ve geri çekilmiş: Bilim etiği ve bilim sınırları. Haliyle Doktor Igor böyle bir çatışma sununca ortaya çıkan güzel çatışma ortaya çıkıyor.

Doktor Igor Veronika'nın hayatına büyük bir etkide bulunarak, normal hayatın baskısından kaçan bir kişinin anormal insanlar içerisinde normalmiş gibi yahu normal bir yaşam sürmeye çalışırken, normal ile anormal insan kararı verebileceğine inanan bir doktor iki tarafında da aynı etkiyi gerçekleştirmesini bize sahneliyor. Anormal tarafın baskısıyla normal tarafın baskısı arasındaki fark aslında yok imiş. Yahu Dr. Igor'un tek derdi tezi?

Bendeki kitap Can Yayınları'ndan Haldun Pamir çevirisi.

Kitap:
Can Yayınları
İdefix.com
Kitapyurdu.com

18 Ocak 2019 Cuma

İnce Memed 2

0 yorum
Yaşar Kemal'in İnce Memed'inin hikayesi devam ediyor. Abdi gider Hamza gelir. İnsanlarımızın çatışmalarının, korkularının ve savunmasızlığının hikayesi. İnce Memed efsanesinin insanlara nasıl da güven verdiğinin, ondan güç aldığının hikayesi.

İnsanlarımızın kendisini bilmeme hikayesi bu. Bir sel gibi set yıkmaya gittiklerinde neler olabileceğinin ama korkudan dolayı nasıl donduklarının hikayesi.

İlk kitaptaki toprak kokusunu bu kitapta o kadar alamadım. Bu kitap daha dikenli. Hamza'nın gelişinin umutsuzluğu en derinlerimize işledi. Aynı umutsuzluğu her gün uyandığında zoraki ağaların yanına gidenler hala hissediyor... Adına da pazartesi sendromu diyorlar.

Çukurova'nın üzerinde uçan şahinin ikinci kitabı.

Kitaplar:
İnce Memed-1
İnce Memed-2
İnce Memed-3
İnce Memed-4
 
Copyright © Kitaplık
S.Y.