İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2013 Çarşamba

Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita

0 yorum
“Kederli bir mecburiyettir bir insanın ülkesini sevmesi…”
Ece Temelkuran’dan bir devrimin anatomisi. O zamana kadar doğru düzgün anlatılmamış bir devrimin hikayesi.
" “Peki yoksullar için bütün bu yaptıklarınız suç oranını düşürdü mü?”  
“Bakın sinyorita, biz bu ülkede sizin bu soruyu sormaya neden olan düşünce sistemini değiştirmeye çalışıyoruz. Biz, dünyanın geri kalanı gibi insanları suçlular ve masumlar olarak ikiye ayırmıyoruz. Washington’dan IMF’den söz ediyorsunuz… Bizim bunlara öfkelenmeye vaktimiz yok. Biz burada devrim yapıyoruz Sinyorita! " "
Kitabın arka kapağında da yer alan açıklama aslında çok doğru yapılmış. Bu kitap eğlence amaçlı yazılmış bir gezi yazısı değil, ya da Venezüella’nın ne kadar güzel bir memleket olduğunu ve her insanın burayı mutlaka ziyaret etmesi gerektiğini anlatan bir güzelleme hiç değil. Bu kitap olanları olduğu gibi anlatan, bazen üzen bazen de üzerine günlerce konuşulacak notlar barındıran ve okuyanı kesinlikle düşünmeye iten bir yapıt. İnsan bir zaman sonra o ülkede yaşayan insanların seslerini evinde duymaya başlıyor. İnsanların umudu kalmadığında bile değiştirmek için neler yapabileceğini düşünmesini sağlıyor.
“Sadece uzaktan gelenler bilirler evlerinin kokusunu. Yollara belki de evlerimizin gizini ve evlerdeki halimizi anlayabilmek için çıkılır.”
İnsan ister istemez diğer ülkelerde gördüğü ve hakkında yazı yazılmaya değer bulunan olayları kendi ülkesiyle kıyaslamak ve yine ister istemez kendi ülkesinin daha “yaşanabilir” olduğunu düşünmek istiyor. Bazen de insanlar söyle düşünüyor: ” Bütün bunlar benim ülkemde olsa nasıl olurdu?”  Ancak ben bu kitabı okuduktan sonra bir ülkede yaşanan her olayın aslında ülkenin vatandaşlarının ağzından anlatılması gerektiğini kavradım.  Bu kitapta, ülkede yaşayan ve farklı sosyokültürel çevreden gelen insanların aynı ülkede yaşamasına rağmen olan bitenleri bu kadar farklı anlatabilmesi insanı çekiyor. Gazetelerde okunanların ya da televizyondan izlenenlerin kesinlikle o ülkede olanları yansıtmadığını ve  vatandaşlarının ağzından çıkanlarla derlenmiş bir kitap kadar insanı etkileyemeyeceğini  de öğrendim.

Temelkuran’ın Venezüella’ya gitme sebebi, Uluslararası gençlik festivali aslında.  ABD’nin burnunun dibinde hatta “arka bahçesinde” dünyaya kafa tutmaya karar vermiş bir ülkenin bu gücü nereden bulduğuna dair bir merak Ece Temelkuran’ı  Venezüella’ya gitmeye ve neler olup bittiğini anlamaya itmiş. Ülkede yaşayan vatandaşların bir kısmı Chavez’in başlattığı ve yürüttüğü bu politikaya hayranken, ülkenin zengin kesiminin Chavez’i  ‘çılgın bir diktatör’ olarak algılamasının nedenlerini araştırmış.  Temelkuran sadece devrim yanlılarıyla konuşmamış, devrim karşıtlarının da neden böyle düşündüğüyle ilgili fikirlerini almış. Bu ülkeyle ilgili öğrendiğim en acıklı şey ise zengin bir Venezüellalının  Chavez’den önce hayatını hiç fakir insan görmeden geçirebileceği  gerçeği oldu. Bu bir fakir devrimi ve bu devrimin nasıl planlandığının, nasıl yürütüldüğünün ve nasıl devam ettirilmeye çalışıldığının ayrıntıları bu kitapta anlatılmış.
Venezüella devriminin nasıl yapıldığı ve o güne kadar yok sayılan fakirlerin nasıl tekrar hayata döndürüldüğü, ülkenin en önemli gelir kaynağı petrolün nasıl fakir insanlar için kullanıldığını ve en önemlisi bir liderin içinden çıktığı çevreyi unutmadan o çevre için nasıl mücadele verdiğini anlamak için okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.  İnsana umut verebiliyor. 

Son olarak Ece Temelkuran’ın ağzından:
“ Yola çıkarken sorduğum soru “Onlar nasıl yapmış?”tan, “Biz nasıl yapabiliriz?”e dönüştü. Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra sizin de sorularınızın değişmesini umarak, bir kez daha söylüyorum bana söylediklerini size:
Devrimin selamı var bize! ”
Kitap, Everest Yayınlarından 2006’da çıkmış olup bendeki 2010 tarihli 11.baskıdır.
İdefix.com

5 Haziran 2011 Pazar

Bir Şizofreni Anlamak

0 yorum
Silvano Arieti eseri. Şizofren kelimesini günlük hayatta, arkadaş arasında sıkça kullanırız. Belki de bundan dolayı herkes arada kendini yoklar, şizofren miyim diye. Ben kendimden biliyorum.

Acaba şizofreni tam olarak ne? Nasıl kendini gösteriyor?Şizofreninin sebepleri neler?
Arieti anlatıyor:
"Yıllar önce, 2. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra incelediğim bir hasta hatırlıyorum, 2 gün önce şoförü olarak işe alındığı otobosü kullanırken küçücük bir kaza yapmıştı. Kaza çok ufaktı, otobüs bir arabaya çok az dokunmuştu, zarar küçüktü, kimse yaralanmamıştı. Ama hasta çok üzülmüş ve evine dönmüştü."
Şoförün sözlerini de buraya yazdım. Çok ilginç kelimeler... Şoför hastanın bir ay içinde iyileştiğini de Arieti bize söylüyor.
"Dünya çok hızlı gidiyor, bir balta etrafında dönüyor ama gitmeye devam ediyor.Eğer dünyadaki insanlar biraz daha hızlı gidebilseler, dünyayla beraber gitmeye çalışırlar ama bunu yapmamalılar. Bence insanlar yavaş yavaş koştuyorlar ve belli bir noktaya vardıklarında da yavaş veya hızlı gittiklerini ve dünyaya döndüğü için onun hakimi olamayacaklarını anlıyorlar. Dünya değişti, hızlı gidiyor, gitmeye devam ediyor ve ben buna ayak uyduramıyorum."

Onlar hayata başka bakıyor! Ayrıca korkarak bakıyorlar. O bakışlarında yanlarında olmak üzerine...

Kitabın asıl amacı şizofren ailelerine ve arkadaşlarına rehber olması. Bu yüzden derinlemesine bir inceleme yok. Şizofreni ne onu anlatıyor. Belirtilerini, başlangıcını, türlerini... Okuması kolay, rahat bir kitap.Bu türde bazı kitaplar vardır, okurken hastalık hastası olursunuz. Ancak bu onlardan değil. Okudukça başka bir dünyaya açılıyorsunuz. Genişleyen, ilerleyen bir dünya.

Şizofrenlerin yaratıcılıklarıyla da ilgileniyor.Öyle bir şiir yazmış ki bir tanesi -kitapta ismi verilmiyor- hala arada açıp okurum;
Kek mi görüyorum? Hareketin tersini mi yapıyorum?
Evet, duygusal olarak aldatılmış mı hissediyorum?
Düşünceler akılda telkinler yapıyor
telkin duyularımı arttırıyor
aldatıcı duyular
aldatıcı aldatıcı aldatıcı
aldatıcı
Vanilya limondur, limon vanilyadır başlangıçtaki gibi
Telkinlerdeki gibi telkinler telkinler
telkinleri...


"Vanilya limondur, limon vanilyadır başlangıçtaki gibi"

Eser, Silvano Arieti'nin kaleminden, Doruk Yayınları, Aylin Eti çevirisi. Bendeki baskısı 2003 tarihli.
Kitap:
Doruk Yayınları Çevrimiçi Alışveriş 
KitapYurdu.Com

20 Mayıs 2011 Cuma

Harry Potter Ve Felsefe

0 yorum
Güncel Yayıncılık'tan çıkmış kitaptır. Harry Potter Serisini felsefi açıdan ele alan David Bagget ve Shawn E. Klein tarafından derlenen kitap bir çok kişiden makale içermektedir.İçindekiler sayfası şu şekildedir:

Felsefenin Büyüsü

Gryffindor / Harry'nin Dünyasındaki Karakterler
1. Cesaretli Harry Potter ( Tom Morris)
2. Dursley İkiyüzlülüğü: Kendini Kandırmanın Ahlakı ve Psikolojisi ( Diana Mertz Hsieh)
3. Voldemort'un Yandaşları, Malfoy'un İşbirlikçileri ve Hagrid'in Dostları: Harry Potter'da Dostluk ( Harald
 Thoursrud)
4. Feminizm ve Eşit Fırsat :Hermione ve Hogwarts'ın Kadınları ( Mimi R. Gladstein)

Hufflepuff / Rowling'ın Evreninde Ahlak Anlayışı
5. Cennet, Cehennem ve Harry Potter ( Jerry L. Walls )
6. Sihir, Bilim ve Teknolojinin Etiği ( Benjamin J. Bruxvoort Lipscomb ve W. Christopher Stewart )
7. Kelid Aynası: Dumbledor'un Uyarısına Neden Kulak Asmalıyız? ( Shawn E. Klein )
8. Kreacher'ın Ağıtı: Ayrımcılık, Kayıtsızlık ve Sosyal Adaletin Bir Alegorisi Olarak E.R.I.T ( Steven W. Patterson )

Slytherin / Knocturn Yolu ve Karanlık Sanatlar
9. Hırs Bir Erdem midir? Slytherin Neden Hogwarts'ın Bir Parçası? ( Steven W. Patterson )
10. Çarpıtılmış Bir Düşünce: Kötülüğün Doğası ( David Deavel ve Catherine Deavel )
11. Voldemort, Boethius ve Kötülüğün Yıkıcı Etkileri ( Jennifer Hart Weed )
12. Büyü, Muggle'lar ve Ahlaksal Düşgücü ( David Bagget )

Ravenclaw / Çeşitli Metafizik Konular
13. Peron Dokuz Üç Çeyrek'i Bulmak: Farklı Bir Gerçeklik Düşüncesi ( Gareth B. Matthews )
14. Uzay, Zaman ve Büyü ( Michael Silberstein )
15. Voldemort Neden Ölmüyor? Büyücüler ve Kimlik ( Jason T. Eberl )
16. Kehanetler ve Yaşam: Hogwarts'ta Yazgı ve Özgürlük ( Gregory Bassham )

Hogwarts Emeritus Fakültesi
Hogwarts Fakültesi


Parantez içindeki isimler makale yazarlarına aittir.
Serinin beş kitabını ele almıştır.(Felsefe Taşı, Sırlar Odası, Azkaban Tutsağı, Ateş Kadehi, Zümrüdüanka Yoldaşlığı)

Kitap Harry Potter üzerinden kendi gerçekliğimize bir bakış içermekte. Aklımda kalan bir bölümde Cesaret işlenmekte. "Korku olmadan Cesaret olmaz, Cesaret korkunun üzerine gitmektir" diye belirtmiştir. Neden bilmem ama bu cümle beni etkilemişti.

Dil konusuna değinmem gerekirse akıcı ve rahat bir dile sahip. Okunuşu neredeyse sohbet havasında geçecekmiş gibi. Hani vardır ya bazı hocalar derste samimidir ama otoritesini de bozmaz, sevecen hocalar, öyle işte bu kitap da.

Makalelerin kendi içlerindeki bölümlere tek tek değinmem burada olanaksız.Hayatı genel olarak Harry Potter üzerinden bu kadar güzel bir şekilde ele almak, anlatmak, göstermek kolay iş değil.Fazla pahalı da bir kitap değil. Harry Potter serisini okumuş herkesin -Harry Potter'ı sevsin sevmesin- okuması gereken bir kitap.

Hogwarts'ın Müdürü Aristoteles Olsaydı!

Kitap:
KitapYurdu.Com

 
Copyright © Kitaplık
S.Y.