29 Nisan 2018 Pazar

Kaplan! Kaplan!

0 yorum
Alfred Bester'in kitabı. Bilim-kurgusu bir yana felsefesi çok ilginç bir kitap. Elime alırken bilim-kurgu diye almıştım. Çok hızlı akan bir kitap değil. Böllümler arasında geçişler jaunte'leme hızında olduğu için takipte zorlandığım anlar oldu. Belki de dikkatımı kitaba yoğunlaştıramamışımdır, emin değilim. Ama ilginç bir şekilde içine çeken bir kitap.

Gully Foyle adında bir hayvan  Göçebe adlı bir uzaygemisinde mahsur kalmıştır. Vorga adında kardeş bir gemi yanından geçmiştir ancak Gully Foyle'u kurtarmamışlardır. Bunun üzerine Gully kendine bir yemin eder ve Vorga'nın peşine düşer.

Gully Foyle için hayvan, tecavüzcü gibi yaklaşım ve tanımlama mevcuttur. Ancak Alfred Bester'in dilinde bu çok yerleşmemiştir. Karakterin tasvirinde bunların hepsi bir dış çerçeve olarak, zoraki olarak görünmektedir. Gully'nin nasıl bir karakter olduğunu kavramış değilim. Gully'nin bir kenar mahalle çocuğu, bir eşkıya olduğunu söylüyorlar ancak Gully bunlardan öte saplantılı bir davranışa bürünmüş durumda. Böyle ki nevrotik noktadadır. Gully'nin tek amacı Vorga'yı bulmaktır. Vorga saplantısı sayesinde uzayda tek başınayken kurtulmuştur. Vorga'nın ziyareti nevrozlarının başlangıcı konumundadır.

Jaunte'leme, zihinsel olarak yani sadece düşünce yoluyla bir yerden başka bir yere gitmektir. Bunun keşfi de Jaunte adında bir bilimadamının kazara masasını ateşe vermesiyle odada mahsur kalmasından kaynaklanır. O can havliyle kendini yangın söndürücünün yanında bulur. Araştırmalar bunun üzerine başlar. İnsanları hayati tehlike altında almaktadırlar. Zaiyat da bir o kadar fazladır tabii. Ancak sonunda insanlık zihin gücüyle seyahat etmeyi öğrenmiştir.

Kitabın sonuna geldiğimde kitabın aslında bir bilim-kurgu değil, Alfred Bester'in kendi sembolleriyle doldurduğu bir felsefe kitabı olduğunu anladım. Gully'nin de neden bu kadar anlamsız olduğu aşikar duruma geldi. Kendisini arıyor. Kendisinin ne olduğunu bilmiyor.
Ben evrenin garip bir hilkat garibesiyim... düşünen bir hayvanım... ve bu bataklıktan nasıl çıkacağımı bulmaya çalışıyorum.
Kitabın tamamı sondaki hesaplaşmaya hazırlanmaktadır.
"Suç ve ceza gibi çocukca şeyleri aştık," diye ekledi Dagenham.
"Hayır," diye itiraz etti Robin. "Günay ve affedilme her zaman olmalı. Bunu asla aşamayız."
"Kar ve zarar, günah ve affedilme, idealizm ve realizm," Foyle gülümsedi. "Hepiniz o kadar emin, o kadar basit, o kadar tek yönlüsünüz ki." 
Kitabın neredeyse tüm çerçevesi nevrotik bir konumda. Tek yönlü olmaktan bahseden kişi, saplantılı olan Foyle'un karşılaştığı olaylar sonrasında işin aslının öyle olmadığını görmesi sonucunda aydınlanmış halidir.

Bendeki kitap Altıkırkbeş Yayın'dan Serap Şenkul Tezcan çevirisiyle Mart 2000 tarihli 2. baskısıdır.

Kitap:
Kitapyurdu.com

9 Nisan 2018 Pazartesi

Harry Potter Ve Lanetli Çocuk

0 yorum
J.K. Rowling adı altında çıkartılmış bir oyun. İlk çıktığında koşarak gitmedim almaya. Beklentim çok düşüktü. J.K. Rowling'in neden bu işe kalkıştığını da anlamış değilim. J.K. Rowling'in adı altında iki isim daha var. Jack Thorne, John Tiffany.

Kapaktaki metin her şeyi yeterince açıklıyor:
John Tiffany ve Jack Thorne'a ait yeni bir özgün hikayeden Jack Thorne'a ait yeni bir oyun.
Yani kısaca telifli bir hayran çalışması. Daha da ileriye gidemez. Zira temel çatışma olarak zaman alınmış. Zaman çatışması üzerine inşa edilmiş bir hikaye. Konunun derinleştirme çabaları ise yetersiz. Cümleler de derinlik hissini zaten veremiyor.

Harry Potter'ın oğlu Albus Hogwarts'a başlar. Aynı zamanda Draco'nun da oğlu okula başlar. Bu iki çocuk yakın arkadaş olurlar. Albus'un babasıyla ilgili problemleri vardır. Bu noktadan sonra hikaye başlar.

Bu noktadan sonra metnin içeriğini fazlaca irdeleyeceğim. Bu nedenle okumamış olanlar için sürprizler kaçabilir.

Hikaye derinliği eksik demiştim. Derinleştirmek adına Draco Malfoy'un oğlu ile Harry Potter'ın oğlu arkadaş yapılmış. Ancak bu ilişki o kadar yüzeysel kalmış ki bu iki arkadaşı bir kaç kez sarılmalarını okuyoruz ve bunun altı çiziliyor. Kültürlerinde sarılmak pek olmasa da bunun altının birkaç kez çizilmesi yakınlıklarını ancak bu şekilde açıkayabildiklerine inandırdı beni maalesef.

Draco Malfoy ve Harry Potter arasındaki çekişmenin, düşmanlığın ve arkadaşlığın bu kadar iyi işleyebilen J.K. Rowling bu metne nasıl izin verebildi, şaşkınım doğrusu.

Harry Potter serisindeki arkadaşlık bağları üzerine inceleme yazıları çıkarken, Scorpius ile Albus'un arkadaşlığı sarıldık mı, sarılmak doğru mu sığlığında kalmış olması gerçekten hayal kırıklığı. Ayrıca Albus Dumbledore ve Gellert Grindelwald ikilisi diye bir gerçek var Haryy Potter dünyasında.

Diğer husus ise ana çatışma konusunun zamanda yolculuğa bağlanarak geçmişin değiştirilmeye çalışılması Daha sonrasında her şey eski haline dönmüş oluyor. Ortaya kötü karakter Kahşin çıkıyor. Voldermort ve Bellatrix'in kızıymış meğer. Babasına layık olmaya çalışıyor, Zaman Döndürücü ile onu geri getirmek istiyor.

Diğer bir değişim de Amos Diggory'de. Acının insana ne yaptıracağı belli olmaz lakin yıllar geçtikte Amos'un bir Harry Potter takıntısının oluştuğunu belki de deliliğin sınırlarında gezdiğini hissediyoruz.

Harry Potter'ın ise tamamen dağınık bir halde olduğunu görüyoruz. Savrukça hareket edişi, çevresindeki herkesi yok sayıp sadece Ron, Hermione ve Ginny'i dinlemesi gittikçe karakterlerin doğasına aykırı bir hava hissettirtiyor.

Kitabın ilk çıktığı zamanlar, sekizinci kitap olarak yansıtılmasına çok üzülmüştüm. Kitabı okuyunca üzüntüm gittikçe arttı. Sonra oyunla ilgili şunu hatırladım, metinden daha çok tartışılan seçilen oyuncu kadrosuydu...

İşte benim kitapta da gördüğüm maalesef bu oldu.

Kitapta bir Hortkuluk olarak Harry Potter'a da gönderme yapılmış. Harry Potter biçim değiştirerek Voldemort kılığına giriyor...

Harry Potter'ın rüyasından Voldemort geçse bile yaraizi acırken Voldemort kılığında rahatlıkla ortalıkta geziyor. Hadi bu çatışmaya soyundun diyelim, gönül isterdi ki Voldemort kılığındaki Harry Potter'ın iççatışmasını görseydik... O da yok...

Hayal kırıklığı oldu...

J.K. Rowling Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar'a hazırlık çalışması yapmış gibi. Ancak Harry Potter'ın sekizinci kitabı olarak Lanetli Çocuk'un çıkması benim için tam bir hayal kırıklığı oldu ve ben bunu serinin sekizi kitabı olarak addetmiyor, sadece bir hayran çalışması olarak görüyorum.

Kitabın çevirisi Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu'dan geliyor.

Kitap:
Yapıkredi Yayınları
Kitapyurdu.com
İdefix.com
Dr.com.tr


 
Copyright © Kitaplık
S.Y.