Matt Haig kitabı. Bir öğretmene gelen bir mektup ve mektup ile gelen miras haberi sonrası hayatının değişim yolculuğuna çıkıyoruz.
Hiçbir şey için geç değil temalı kitapta Matt Haig yine bir başka evrenden bir kesit sunuyor bize. Bu sefer birazcık da polisiye esintileri var. Acaba neden arkadaşı ona miras bıraktı?
İbiza'ya giden emekli matematik öğretmenimiz Grace Winters yolculuğunda kendisini affedebilecek mi?
İbiza'ya hiç gitmedim. Gitmiş kadar oldum mu bu kitapla onu da bilemiyorum. Grace'in acısına merhem olacak mı bu lütfedilen mektup? Peki gittiğinde göreceği arazi kavgasına yardımcı olacak mı?
Grace (lütuf) bahşedilmiş yaşamı koruyabilecek mi?
Defterlerime baktım ama çok not almamışım bu kitapla ilgili. Biraz daha tekdüze gitmiş, kendimi akışına bırakmışım. Acaba ne çıkacak diye sonunu elbette ki beklettiren bir kitap. Ancak pişmanlıklar ve suçluluklar bizi kendi kendimize sonsuza kadar cezalandırmamıza neden olmalı mı diye düşündürüyor.
Tebdili mekanda ferahlık vardır demiş atalarımız. Muhakkak ki var. İbiza'da o ışıltı nedir acaba?
"Bunu sözcüklere dökmek çok zor çünkü sözcüklerin çoğu beş duyu için yaratılmış; altıncı, yedinci, otuz sekizinci ya da bu kaçıncı hisse artık, bunları anlatamıyorlar. (sayfa 146)
Bendeki kitap Kıvanç Güney çevirisiyle Aralık 2024 tarihli üçüncü baskısı. İlk baskısını Eylül 2024 yılında gerçekleştirmiş.
Kitap: