Matt Haig'in okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitaba başlangıcım da acaba Haig bir polisiye, bir dedektiflik hikayesi mi bizlere sunuyor diyeydi.
Öyle değil. Radley Ailesi tuhaf bir aile. Baba, Anne, Kız Çocuk ve Erkek Çocuk. Bir amca var deli oğlan. Tuhaf ailenin tuhaf ilişkileri arasına giriyoruz. İnsanların arasında varlıklarını sürdüren yaşamlarını idame ettirmeye çalışırken dikkat çekmemeye çalışan ailede işler bir anda değişiyor.
Aile içindeki gizli gerçekler gün yüzüne çıkıyor.
Çocuğunuza söylemediğiniz bir gerçek var mı? Kişiliği ile ilgili derin değişikliklere sebep olabilecek bir gerçek nasıl söylenebilir? Söylendiğinde kişilik değişir mi?
Kişiliklerle ilgili ailenin vermeye çalıştığının tam tersine kötü gözüken huylar yavaş yavaş ortaya çıkarsa anne baba nasıl tepki vermeli?
Gerçekler gün yüzüne çıkarsa ne olur?
"Sanki büyümek böyle bir şeymiş. Hangi sırların saklanması gerektiğini anlayabilmekmiş.
Bir de sevdiklerinizi hangi yalanların kurtaracağı." (sayfa 332)
Yalanlar ve gizli gerçekler temelinde bir aile nasıl ayakta kalabilir? Aileyi aile yapan genel kavramlardan ziyade burada Radley Ailesi'ni aile yapan özellikleri okumak gerekiyor.
Kitabın sonralarına doğru mitolojiye ve Şekspir'e bir selam ile kitap bitiyor. Hayatın içinden çektiği fotoğrafları farklı anlatılar üzerinde bizlere sunuyor Matt Haig. İnsanların aile kavramı üzerine olan bu kitap ilk baskısını Ekim 2025'te gerçekleştirmiş. Bendeki baskısı Aralık 2025 tarihli beşinci baskısı. Kıvanç Güney çevirisiyle okudum.
Kitap: