23 Temmuz 2026 Perşembe

RADLEY AİLESİ

0 yorum

 Matt Haig'in okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitaba başlangıcım da acaba Haig bir polisiye, bir dedektiflik hikayesi mi bizlere sunuyor diyeydi.

Öyle değil. Radley Ailesi tuhaf bir aile. Baba, Anne, Kız Çocuk ve Erkek Çocuk. Bir amca var deli oğlan. Tuhaf ailenin tuhaf ilişkileri arasına giriyoruz. İnsanların arasında varlıklarını sürdüren yaşamlarını idame ettirmeye çalışırken dikkat çekmemeye çalışan ailede işler bir anda değişiyor.

Aile içindeki gizli gerçekler gün yüzüne çıkıyor.

Çocuğunuza söylemediğiniz bir gerçek var mı? Kişiliği ile ilgili derin değişikliklere sebep olabilecek bir gerçek nasıl söylenebilir? Söylendiğinde kişilik değişir mi?

Kişiliklerle ilgili ailenin vermeye çalıştığının tam tersine kötü gözüken huylar yavaş yavaş ortaya çıkarsa anne baba nasıl tepki vermeli? 

Gerçekler gün yüzüne çıkarsa ne olur?

"Sanki büyümek böyle bir şeymiş. Hangi sırların saklanması gerektiğini anlayabilmekmiş. 

Bir de sevdiklerinizi hangi yalanların kurtaracağı." (sayfa 332)

Yalanlar ve gizli gerçekler temelinde bir aile nasıl ayakta kalabilir? Aileyi aile yapan genel kavramlardan ziyade burada Radley Ailesi'ni aile yapan özellikleri okumak gerekiyor. 

Kitabın sonralarına doğru mitolojiye ve Şekspir'e bir selam ile kitap bitiyor. Hayatın içinden çektiği fotoğrafları farklı anlatılar üzerinde bizlere sunuyor Matt Haig. İnsanların aile kavramı üzerine olan bu kitap ilk baskısını Ekim 2025'te gerçekleştirmiş. Bendeki baskısı Aralık 2025 tarihli beşinci baskısı. Kıvanç Güney çevirisiyle okudum.

Kitap:

Domingo Yayınevi

 

İNSANLAR

0 yorum
Matt Haig'in ikinci okuduğum kitabı oldu. Kapak tasarımını ayrıca ilginç bulduğum bir kitap oldu. Matt Haig'in bir köpek evladı var mı acaba? 

Adrew Martin Riemann Hipotezi'ni çözmüş bir matematikçi insandır. Ancak Vonnador Gezegeni'nden birisi bunu açığa çıkmasını istememektedir! Bunun için de matematikçinin durdurulması gerekmektedir. Kaybolduktan bir süre sonra tekrar bulunur; anadan üryan şekilde! 

Sonra Adrew Martin ile insanlara ve insan davranışlarına bir yolculuğa çıkıyoruz. İnsanlığa öğütler, tavsiyeler listeleyecek olsanız neler yazardınız? Şimdiden başlayınız listenize. Haliyle bu öğütler ve tavsiyeler kime olacak? Kendimize mi insanlığa mı?

İnsanlar; insanlar arası bağlar ve insanlar ile köpekler arası bağlar üzerine yıldızlar arası bir serüvene davet ediyor ediyor Matt Haig bizi. 

"Adamın hali burada ölümün hüküm sürdüğünü hatırlattı bana. Burada şeyler eskiyor, bozuluyor, ölüyordu. İnsan yaşamının her yanı karanlıkla sarılıydı. Nasıl başa çıkabiliyordu bununla?" (sayfa İnsan nedir? İnsanı tanımlamak için hangi kelimeleri kullanılıyoruz? Haliyle insanın anlamı nedir?

"Hah! Hayatın anlamı. Hayatın anlamıymış.. Hayatın anlamı falan yok. İnsanlar dünyada kendilerinin dışında değerler arıyor, oysa dünya değer ve anlam sunmadığı gibi insaların bu arayışına da hepten kayıtsız." (sayfa 42)

Anlamlı yaşam ve anlamsız yaşam üzerine çokça konuşuruz. Aristoteles değil miydi varlığı ikiye bölüp, canlı ve cansız varlıklar türlerine bölmedi mi? Cinsimiz varlığa kadar dayanıyor. Varlık'ın ötesi? Bunları biz söylemesek de biliyor muyduk? Yoksa biz söylediğimiz için genel geçer kabullerimiz mi oluşmuş oluyor. Çıkarımcı yaklaşımlarımızda kurduğumuz mantık silsilesi en nihayetinde bir kabul ile başlıyor. Bu kabulu doğrulamak ya da yanlışlamak için elimizde bir kontrol grubu henüz yok. Ya olsaydı? Her şey asal sayıların sırrında saklı olabilir mi?

İnsan varlığı ve var olmanın zorluğunun yanı sıra gelen duygular birliği yaşamı çekilir kılan bir patlama olarak karşımızda duruyor. Duygular olmasa salt mantık bizi daha ileri mi götürürdü daha geriye mi? 

"Dünya bir gündür varsa insanlığın bir dakikadan az bir süredir ortalıkta olduğu gerçeğini de kabul etmek zorunda kalırlar. Dünyanın gecenin bir köründe tuvalete kalkıp işemeyiz biz, hepsi bu." (sayfa 156)

Zaman algısıyla birlikte varlığımıza atfedilen anlam da tanım da çok değişiyor değil mi? Kitabı okurken zaman zaman The Man From Earth (Dünyalı) filmi de aklıma geldi. Oradaki düşünceler zihnimde yankılandı tekrar. Haliyle filmi tekrar izletti. İlkimiz neydi bizim?

Yazarda derinlemesine psikolojik çözümler yok tabi ki. O şekilde çözümlemeleri okuyacak dikkat süresi de kalmadı çoğumuzda, o dinginlik de. Kaygılarımız arasında boğulum giderken bizlere camdan sızan gün ışığını da göstermeye çalışıyor yazarımız. Haliyle havada uçuşan tozları o ışık hüzmesinde görüyoruz. 

Buradan sonra tat kaçıran kısımlar olabilir.

Kitaba başladığımda kendisine yabancılaşmış bir kişiyi okuyacağım fikriyle çok heyecanlanmıştım. Adrew anadan üryan bulunduğunda hafızası da neredeyse yoktu. Her şeye karşı yabancılaşmış bir zihni okumak fikri kulağa güzel gelmişti. Sonra sonra aslında kendisine yabancılaşmadı, asal sayıların sonuçlarını yaşadığını Adrew'un oğlunun şahitliği ile yazar bize gösterince fantastik öğeler de sayfalara girmiş oldu. İnsanı, insan olmayanlar nasıl tanımlardı acaba? İnsan varlığıyla kendi kendine mücadele ederken yaşam kaynağı neydi?

Kitabın sonunda yeni Andrew insanlara tavsiyelerini listeliyor. Son tavsiyemiz de bu yaşam kaynağı sorumuza işaret ediyor olabilir. Ama o cevaba da neden diye sorabiliriz..

Bendeki kitap Domingo Yayınevin'den Elif Ersavcı çevirisiyle Ocak 2025 tarihli onikinci baskısı. İlk baskısını Mart 2022'de gerçekleştirmiş.

Kitap:

Domingo Yayınevi

 
Copyright © Kitaplık
S.Y.